Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kara kutunun gerçekleri -1-
28 Temmuz 2012, 15:03

Kara kutunun gerçekleri -1-

Rotahaberin yeni yazı dizisi yakın tarihte yaşanmış olayların faillerinden birine ait olan notlardan yola çıkarak bir örgüt yapılanmasına ışık tutuyor.Rotahaberin yazarı Çetin Agaşenin kaleminden Ergenekon..

Ortadoğu’da bulutlar iyice karardı, strateji savaşları kıran kırana bir hal aldı, hamleler üzerine hamleler yapılıyor…

Ve dünya denilen gezegenin her geçen gün başka bir uzvunda bir damar daha patlıyor ve kanayan yer sayısı artıyor. Bu hızla gidildiğinde çok geçmeden kanama durdurulamaz hale gelip kontrolden çıkacak. Onun adı da maalesef dünya savaşı olacak… Ve o savaşın sebebi de Suriye olacak…

Ve ülkem Türkiye…

Israrla birçok yazımda ve de kitaplarımda en inatçı ve sabırlı bir şekilde altını kalınca çizdiğim konunun yine olmazsa olmazındayım.

Eğer yakın tarihimizi ve bu günü esirgemesiz, ön yargısız, doğru analiz edemezsek, doğru yerde ve doğru zamanda, en doğru yeri alamayız. Aldığımız kararlardır yarınımızdaki rotayı belirleyici çizgi…

Nihayet A.Cem Ersever’in bilinmeyen ve kullanmadığım bazı (mesela Bedrettin Dalan’ ı neden karşısına aldığından tutunda,  sorguladığı teröristlerin hangi gerçekle onu yüzleştirdiğinden devam edip, Suriye’de onu zıvanadan çıkaran) gerçekleriyle yüzleştirip tanıştıracağım sizi…

Hep söylediğim üzere özellikle Cem Ersever ve Eşref Bitlis ölümleri bugüne uzanan en belirleyici kırılma noktasıdır. Onların haykırışlarında saklıdır… Gidilseydi o insanların ölümlerindeki gerçeklerin üzerine, alınsaydı bu haykırışlar ciddiye, daha erken fark ediş, daha erken uyanış yaşanıp, en erkeninden tedbirler alınacaktı.

Toplumsal hayatlarımızdan 30-40-50 yılı  bulan kayıplarımız olmayacaktı. Sonuç olarak olan oldu ve soluyoruz kaçınılmaz bugünü.

Öncelikle şu ayrıntıya bir açıklık getirerek başlamak istiyorum uzun soluklu birkaç bölümden oluşan yazıma.‘’ERGENEKON’’ Türk Özel Harp Dairesinin Kıbrıs Biriminin kod adıdır. Onun dışında şu an adına Ergenekon örgütü dediğimiz örgüt ise bir yapılanma ve bir örgüttür, Ergenekon ismi ise yapılan operasyona verilen bir isimdir…

Doğru algılama adına bu bilgiyi tekrar paylaşmayı gerekli hissettim.

Gelelim bir sonraki aşamaya…

Sağ- Sol oyunları, Devrimci Hareketler, PKK Terörü, Terör, v.b topraklarımızda var olmasının en birincil sebebinin adı ve başlığı ‘’TÜRKİYE TAPUSUNA SAHİP OLMA SAVAŞIDIR’’

Bu savaş çerçevesinde dünyadaki bilge adamların! Kurduğu menfaat ve çıkar örgütleri ve bunların illegal bağlantılarının idare edilmesi için yerel idareci desteği gerekmekteydi. Son süreçte karşımıza çıkan bir çok örgüt, yapılanma, kirlenmişliklerde bahsettiğim bu bilge adamların amaca ulaşmadaki argümanlarıydı…

Şimdi Cem Ersever ve Eşref Bitlis ve devamında Turgut Özal ölümlerine dönüp o süreci bu doğrultuda size tekrar hatırlatıp, ısrarla numaralar verip, verdiğimiz numaralara insanlar yakıştırıp, numaraladığımız yaklaşımların değil, kara kutu verilerini sereceğim önünüze en yakışan yüreklilikte…

Ersever’in devamında Eşref Bitlis ve daha da devamında Turgut Özal’ın ölümlerinin arkasında bugün tartıştığımız ve yargıladığımız kirlenmişliğin fark edilmesi, bu fark edişin dillendirilmesi ve tedbir stratejilerinin hayata geçirilme gerçeği yatmaktadır…

Amerika başta olmak üzere İngiltere ve İsrail Türkiye’deki bir ayağı oluştururken, diğer bir ayak, topraklarımızda beklenti ve planı olan bir başka ülke ise tek başına Almanya idi.

Amerika-İngiltere-İsrail üçlüsü TSK- Emniyet ve bazı hassas devlet yapılarında kendi ekiplerini oluştururken aynı şekilde Almanlar da gizli servislerinin destekleriyle kendi yapılanmasını tetiklemiştir.

Dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal bu yapılanmaların karşısında durarak vakit kaybetmeden tedbir oluşturma hamlesini başlatmıştı.

Gelelim bu bölümün başka bir can alıcı noktasına. (diğer bir tabirle numaranın en başındaki adamlara)

Amerika-İngiltere-İsrail üçlüsünün Türkiye’deki muhatap olduğu baş isim Emekli Orgeneral Çevik Bir’di. Almanlar ise Türkiye’de vakıfları kullanıp istek vakfının sırtından ve tabii ki Bedrettin Dalan üzerinden harekete geçmişti .

Sonraki süreçte Bedrettin Dalan Amerika tarafına çekilmeye çalışılıp uğraşılsa da bu uğraş sonuçsuz kalmıştı.

Bu yapılanmadan duyulan rahatsızlık ‘’ki en çok rahatsız olanların başında rahmetli Turgut Özal gelmekteydi’’ karşıt bir yapılanmayı tetiklemişti. Bu yapılanmanın adı ise ‘’Ulusalcılar’’ idi. ‘ki bugünkü süreçte Ergenekon kapsamında yargılanan çokça isimi de Ulusalcılar oluşturmaktaydı.

Aslında okuduğunuz üzere olaylar bu kadar sade, bu kadar net, ve bu kadar da somuttu, ve hiç öyle karman çorman, içinden çıkılmayacak bir durum da yoktu. Bu kadar çıkılmaz yapan gerçek bilgisizliğin en yukarısı olan kendi cehaletimizdi. Çünkü farklı kavramlar yükleyip farklı değerlendirmelerde bulunarak aslında gerçeklerden uzaklaştığımızı fark edememiştik…

- Çevik Bir İle Bedrettin Dalan İlişkisi

- Alman Vakıflarının Türkiye’deki faaliyetleri, bu faaliyetlerin perde arkasındaki gerçekleri

- Necip Hablemitoğlu’nun ölümünün Vakıf ve Almanlarla bir ilgisi var mıydı?

- Aynı şekilde Özal suikastındaki parmaklar kim ve kimlerindi?

- Bedrettin Dalan’ın Alman gizli servisiyle münasebetleri..

Ve bazı detayları ve soruların cevaplarını Ersever’in kara kutusundan dinleteceğim sizlere ilerleyen bölümlerde…!!

Çetin AGAŞE / Rotahaber
c.agase@hotmail.com

Bu haber 1091 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg   
  • RSS
  • Diğer Haberler

    prev
    1 / 10
    next

    SİTE ANKET

    Sitemizi beğendiniz mi?




    ÇOK OKUNANLAR