Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Madalyanın öbür yüzü!
12 Ağustos 2012, 15:41

Madalyanın öbür yüzü!

1500 metrede olimpiyat şampiyonumuz bir zamanlar çıplak ayakla koşuyordu.

AHMET KONANÇ'ın haberi
 
Aslı Çakır Antalya'daki ilkokulunda keşfedildiğinde, sağlıklı koşmaya yetecek bir spor ayakkabı bile alamamıştı. Pazardan aldığı bez ayakkabı delik deşik olmuştu... Antrenör eşi ise onun için kendi koşculuk kariyerini bitirdi... Londra'daki zaferin sırrı da Erciyes'in Tekir Yaylası'ydı
 
Bugünlere hiç kolay gelmedi. 20 Ağustos 1985'te Antalya'da doğdu. İlkokulda beden eğitimi öğretmeni tarafından keşfedildi. İlk madalyasını 9 yaşında aldı. Babası fırıncıydı. Dönemin atletizm federasyonu başkanı, Asla Çakır Alptekin'i izlemeye geldiğinde, ayağında ayakkabısı bile yoktu. Çünkü pazardan aldığı tek bez ayakkabısı koşulara dayanamamıştı. Çıplak ayakla koşuyordu. Yeteneği yice ortaya çıkınca hemen sahip çıkıldı. Azmi ve kabiliyeti Aslı'nın geleceğini şekillendiriyor, kaderi 'ayaklarından' başlayarak artık yüzüne gülmeye başlıyordu.
 
16 yaşında amatör spora verdiği destekle dikkat çeken Üsküdar Belediyesi'nin spor kulübünün yolunu tuttu. Bir ara çıkan anlaşmazlık nedeniyle 1 yıllık ayrılık yaşandı. Tekrar Üsküdar'a döndü. Son belediye başkanı Mustafa Kara da spora verilen desteği sürdürüyordu. Aslı olimpiyatlardan önce Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nda bronz madalyayla Türkiye'ye ilk madalyayı kazandırarak tarihe geçiyordu. Gümüş alan Kenya asıllı Türk atlet İlham Tanui Özbilen'den 1 saat önce madalyayı boynuna geçiriyordu.
 
Aslı o şampiyona öncesinde Türkiye'de hava şartları olumsuz olduğundan kamp için Kenya'ya gitmişti. 21 Nisan'da gazeteniz BUGÜN'e verdiği röportajda aynen şunları söylüyordu: "Kenyalı çocuklar beni görüp ağladığında bunun nedenini sordum. 'Sen beyazsın, korkuyorlar' dediler. Şaşırdım. O yoklukta koşanları görünce hırs yaptım."
 
Bu sırada söze antrenör eşi İhsan Alptekin giriyor ve "İlham Tanui Özbilen sonuçta devşirme sporcu. Ne kadar Türk atlet olarak sayılabilir bunu bilemeyiz" diye mesaj veriyordu.
 
Eşinden bahsetmişken; İhsan Alptekin ile Aslı Ankara'da tanıştı. 2010 yılında evlendi. Alptekin eşi için kendi yarış hayatını noktaladı. Hayatını eşinin sporculuğuna adadı. Aslı buru şöyle açıklıyordu: "İkimiz birden koşamazdık. Bu nedenle hocalığı tercih etti ve antrenörlüğe yöneldi. Atletizm fedakarlık isteyen bir spor. Benim masörüm, doktorum ve psikoloğum İhsan. Sadece ikimiziz. Amatör ruhla çalışıp başarılı olmaya çalışıyoruz. Avrupalı atletler ise çok profesyonel. Bazılarının iki antrenörü bile var."
 
Ve Londra'daki zafer.. 1500 metrede Gamze ikinci oluyor, Aslı da birinciliği elde ediyordu. Her ikisinin sırrı da aynıydı; Erciyes.. Kampı Erciyes'in 2200 metresindeki Tekir Yaylası'nda yapan ikili Londra'yı sallıyor, 1500 metrede ilk iki sırayı alarak Cumhuriyet tarihimize geçiyordu. Aslı'nın 2011 Yaz Üniversite Oyunları'nda da 1500 metrede altın madalyası var.
 
ANTRENÖR EŞİNİ KEKLE BESLİYOR
 
İhsan Alptekin, Aslı ile birlikte gazeteniz BUGÜN'e olimpiyatlar öncesi verdiği röportajda, eşinin pistte olduğu kadar evde de büyük bir yeteneğe sahip olduğunu söylemişti. Alptekin, "Aslı güzel yemekler yapar. Eli çabuktur. Yoğun bir tempoda çalışsa bile normal bir ev kadını ne yapıyorsa aktif olarak eve bakabiliyor.
 
Dinlenme zamanında bile çoğu kez kek yaparak yine boş durmuyor. Zaten evin tüm temizliği ile başa çıkabiliyor" ifadesini kullanmıştı. Aslı ise "İhsan çay ve kahve içmeyi çok sever. Özellikle çay bizim ocaktan hiç inmez. Benim elimden içmek onun için büyük bir keyif. Evde hocamın sözü geçer" demişti.
 
Kaynak: BUGÜN
 

Bu haber 1172 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg   
  • RSS
  • Diğer Haberler

    prev
    1 / 10
    next

    SİTE ANKET

    Sitemizi beğendiniz mi?




    ÇOK OKUNANLAR